Oruç nasıl tutulur?

Dostları için, orucun yüzü suyu hürmetine, oruçluların gayretleri karşılığı olarak cennetin kapılarını açan, kullarını “şeytan ancak kaplerdeki gizli şehvetler yolundan gelir” hakikati ile uyaran, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen dünyaların Rabbine hamd olsun, senalar Onun zatına mahsustur.

Oruç Muhammed (sas) ümmetinden önceki ümmetlere de emredilmiş bir ibadettir. Allah Teala bunu orucu emrettiği ayet-i kerimelerde bildirmiştir.

Ey iman edenler! Sizden önceki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı (farz kılındı).(1) Olur ki bu sayede takvâya erersiniz.” (Bakara/183)

Oruç Farsça’daki rûze kelimesinden dilimize girmiş ve Türkçeleşmiştir. Arapça’sı savm ve sıyâmdır. Savm ve sıyâm, “bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek” anlamını taşımaktadır.

Bir fıkıh terimi olarak İslam savm ve sıyâm kelimelerine özel bir anlama yüklemiştir ki “imsak vaktinden iftar vaktine kadar, bir amaç uğruna ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak” demektir.

Oruç imsak ile başlasa da oruç hazırlıkları “sahur” ile başlar. Sahur, oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce yedikleri gece yemeğinin vakti ve adıdır. Sahur oruca dayanma gücü verdiğinden, sahura kalkmak müstehaptır. Hz Peygamber, “Sahur yiyiniz; çünkü sahurda bereket vardır” buyurmuştur (Buhârî, Savm, 20; Müslim, Sıyam, 9) İftarı erken vaktinde yapmak yani acele etmek, sahuru ise geç vaktinde yapmak yani sahuru geciktirmek sünnettir. Sahur vakti, gecenin en bereketli ve muhterem vaktidir. Bu saatte uyanık olanların, duaların ve ibadetlerin makbul olduğundan haberi vardır.İmsak, dil bilim açısından “kendini tutmak, engellemek” anlamına gelir. İmsak vakti tabiri, dilimizde, oruç yasaklarından uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır. İmsak vakti, daha önce değindiğimiz fecr-i sadık yani tan yerinin ağarması vaktidir. Tan yerinin ağarması yatsı namazının vaktinin çıktığını sabah namazının vakti girdiğini haber verir. Bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başladığını da müjdeler.

İftar, oruç yasaklarını sona erdiren vakittir. Güneşin batması ile başlar. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti de girmiş olur. Dünya nüfusu bütün yer küreye yayılmıştır. Kuzey kutbu insan yerleşiminin olduğu bir bölgedir. Güney ve kuzey kutuplarına yakın bölgeler de dâhil olmak üzere bu geniş coğrafi alan gündüz ve gecenin teşekkül etmediği bölgelerden oluşur. Muamelat ilmi denilen Fıkıh, bu müşküle cevap vermiştir. Buna göre bu bölgelerde oruç ve namaz ibadetleri, en yakın normal bölgelere göre belirlenir.

Bakara suresi 187. Ayet-i kerimede orucun başlangıç ve bitiş vakti, mecazi bir anlatımla şöyle belirtilmiştir: “...Beyaz iplik siyah iplikten (fecrin aydınlığı, gecenin karanlığından) seçilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için, sonra da orucu akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar tamamlayın….”

İslam dini her ibadeti bir amaca bağlı olarak emretmiş, Müslümanlar da bu amaca tabi olarak kulluk görevlerini yerine getirmişlerdir. Orucun da bir amacı olmalı, kullar bunu bilmeli ve ibadet hedefinden başka bir istikamete yönelmemelidir. İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmanın amacına “niyet” adı verilir. Oruç bilinci ve amacı, orucun Allah rızâsı için tutuluyor olmasındadır. Bu amaç ve bilinç olmadığı zaman, meselâ imkân bulamadığı için veya perhiz, rejim, zindelik gibi başka amaçlar için bu üç şeyden (yeme, içme, cinsel ilişki) uzak durmak oruç olarak değer kazanmaz. Allah’ın rızasını taşımayan bir faaliyet ibadet hükmünde olmaz. Bu tür ihtiyaçların yani perhiz, rejim, zindelik gibi amaçların Ramazan orucu dahil bütün oruç faaliyetlerinin dışındaki zamanlarda adına “açlık tedavisi” denilebilecek uygulamalara atfedilmesi yerinde olacaktır.